D Grubu’nda ilk maçlar bitti: Avustralya ve ABD 3’er puanla zirvede, Türkiye ve Paraguay puansız. Kağıt üzerinde kötü duruyor. Ama tablo yanıltıcı.
Türkiye Avustralya maçında 2-0 kaybetti ama %78 topla oynadı, 30 şuta yakın deneme yaptı. Sorun savunmada değildi, bitiricilikti. Kaleci duvar gibiydi, direkten dönen toplar vardı, pozisyonlar boşa gitti. Bu birinci maçın gerçeği. Rakibe yer açmak ile pozisyon üretip bitirememek farklı sorunlar; ikincisi, teoride, düzeltilebilir.
Üstelik bu turnuvada eleme matematiği eski formatlara göre çok daha geniş. 12 gruptan ilk iki takımın yanı sıra, üçüncü sırada biten en iyi 8 takım da Son 32’ye geçiyor. Tek bir galibiyet, çoğu senaryoda Türkiye’yi bu sekizin içine sokabilir. Birinci ya da ikinci olmak şart değil. Tabii ki hedef oraya kalmadan ilk iki sıraya girmek olmalı; ama en azından tek bir kötü gece her şeyi bitirmiyor.
Bu açıdan 25 Haziran’daki ABD maçı belirleyici. Ev sahibi, güçlü, kaybetmek istemeyecek bir rakip. Ama Avustralya maçında üretilen oyun orada da sahneye çıkarsa ve bu sefer gol olursa, tablo değişir. Her şey o farka bağlı.
