2026 Dünya Kupası’nda sahaya çıkan teknoloji önceki turnuvalardan farklı. Resmi top “Trionda”nın içine yerleştirilen çip, her dokunuşta konum ve ivme verisini saniyede 500 kez gönderiyor. Bu veri, stadyum çatısındaki özel kameralardan gelen görüntüyle birleşiyor; kameralar her oyuncunun vücudundaki 29 eklem noktasını takip ediyor. Yapay zeka bu bilgileri anlık 3D haritaya dönüştürüyor ve yarı otomatik ofsayt kararını hakemin ekranına gönderiyor. Saniyeler içinde. Sistem ceza sahası içindeki el-kol temalarında da çalışıyor: topun kırılma açısını analiz ederek kastın olup olmadığını tespit etmeye çalışıyor.
FIFA’nın amacı hakem hatalarını minimuma indirmek. Kağıt üzerinde mantıklı. Ama bu teknoloji futbol dünyasında gerçekten iki ayrı tepki doğuruyor. Bir tarafta kararların nesnel olmasını isteyenler var: ofsayt ya ofsayttır ya da değildir, bir insan gözü değil bir algoritma karar vermeli. Diğer tarafta ise futbolun tartışmayla, hakemin hatasıyla, o üç dakika boyunca kimsenin ne olduğunu bilmediği anlarla beslendiğini düşünenler. Yapay zekanın oyuna bu kadar dahil olmasının bir şeyleri öldürdüğünü söylüyorlar. Belki haklılar.
